top of page
8C780CA4-3C8B-4D97-BE05-BEC1B0B76619.jpg

Merhaba,

İkinci kitabım Seni Gidi Seni Canavarı artık ellerimde. Pek çok canavarla buluştu ve niceleriyle buluşmayı istemekte. 

 

Elbette her hikayede bir niyet, kapten kalbe ulaşmasını dilediğim bir öz var. 

 

Burada bir psikolog olarak bu hikayeyi yazarken ulaşmasını dilediğim niyet ve özden ve de Seni Gidi Seni Canavarı kitabınızla nasıl bağlantı dolu bir okuma deneyimi geçirebileceğinizden bahsetmek istiyorum sizlere.

Seni Gidi Seni Canavarı'nın özünde ne var?

Seni Gidi Seni Canavarı’nda iki karakterimiz var: Anne ve çocuk. Hikayenin odağı ise aslında ne anne ne de çocuk. Hikayenin odağı “anne ve çocuk arasındaki ilişki”.

 

Bu hikayedeki anne çocuk ilişkisi güvenli bağlanmayı deneyimleyen, destekleyen bir ilişki. 

 

(Eğer bir ebeveynseniz ve ebeveynlik işini ciddiye alıyorsanız “güvenli bağlanma” nın sizin için ne kadar önemli olduğunu tahmin edebiliyorum. Bir ebeveyn olarak benim için de öyle oldu, olmaya devam ediyor.) 

 

Güvenli bağlanma bir araç değil bir sonuçtur. Dolayısıyla güvenli bağlanmayı yaratabilmek için güçlü ve etkili araçlara ihtiyaç duyarız. Anneliğimin ilk yıllarında tanıştığım Şiddetsiz İletişim de benim için bu araçlardan biri oldu. Onun yaklaşımı ve felsefesi hikayelerime sızmış, tarafımdan sızdırılmıştır. :)

 

Nasıl mı?

 

Öncelikle, güvenli bağlanmada “yanıt verebilirlik” ten söz ederiz. Bakım veren, çocuktan gelen işaretlere açık ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda gönüllüdür. Bu ihtiyaçlar, temel fiziksel ihtiyaçlarla sınırlı olmadığı gibi diğer ihtiyaçlarımızla hiyerarşik bir ilişki içinde de değildir. Şiddetsiz İletişim, bize ihtiyaçların eş değerliliğinden söz eder. Yani mizah, oyun, eğlence gibi ihtiyaçlarımız ve uyku, yemek, dinlenme gibi ihtiyaçlarımız eşit derece “yanıt verebilirlik” hak eder. Hikayemizde odadan odaya gezip gizem yaratan çocuğunun görülme, oyun, mizah, işbirliği ve eğlence ihtiyaçlarına yanıt veren bir anne görüyoruz.

 

Güvenli bağlanma, keşfetmenin, yaratıcılığın, merakın desteklendiği bir bağdır. Evin odalarından aldığı türlü nesneleri onlara atfedilmiş amaçları dışında kullanmaya girişen çocuğunu oyununa eşlik ederek onaylamasıyla anne, keşfetmeyi güven duygusuyla pekiştirir.

 

Çocuk, keşif ihtiyacını karşılarken annenin de aralarda başka bir odada kitabını okuduğunu ve kendi ihtiyaçlarını da önemseyen ve karşılayan bir birey olduğunu görüyoruz. Şiddetsiz İletişim, şiddetsizliği, ilişkideki her kişinin ihtiyaçlarının önemsenmesi ve karşılanması için stratejiler yaratılması olarak tanımlar. İlişkiyi bu şekilde deneyimlemek çocukta “ben” ve “öteki” kavramlarının gelişmesine yardımcı olur. Çocuğun aldığı mesaj: “Benim ihtiyaçlarım var ve bu doğal.” "Annemin ihtiyaçları var ve bu doğal.” ve “Farklı ihtiyaçlarımızın olması bizi ayırmaz, birleşmenin yollarını bulabiliriz.” dir. Nitekim de öyle olur.

 

Bu hikayeyi yazarken önemsediğim bir diğer unsur da hikayedeki çocuğun evin tüm odalarında  rahatça gezinebilmesi oldu. Bu, evde bir hiyerarşinin olmadığını göstermenin bir yoluydu benim için. Yani, daha uzun süredir bir evde yaşıyor olmak kişileri o evin daha çok sahibi yapmadığı gibi daha kısa süredir o evde yaşamak da daha az sahibi yapmazdı. Ev anne, baba ve çocuğun eviydi. Bu önemli çünkü güvenli bağlanma, otoritenin ve hiyerarşinin egemen olduğu ortamda filizlenmesi mümkün olan bir ilişki tarzı değildir; onun toprağı saygı, sevgi, eşitlik, adalet ve nezakettir.

Bu hikaye okuyucusunda sevgi, güven, neşe ve cesaret uyandırıyor çünkü güvenli bir ilişkide çocuğu bireysel oyuna, bağımsızlığa teşvik ediyor ve okuyucusunu hikayeyi canlandırmaya yöneltiyor. Çünkü güven temelinde deneyimlenen “bağımsızlık ve birliktelik” deneyimi heyecan verici, özgürleştirici.

Seni Gidi Seni Canavarı ile neler yapabilirsiniz?

1. Bireysel oyunu desteklemek için çocuğunuzla kitabı okuduktan ve biraz aşina olduktan sonra çocuğunuzun kendi kendine oynadığı bir zaman diliminde “Seni Gidi Canavarı Yakalama” anı yaratın. Çocuğunuz mısır seviyorsa mısır patlatın (sevmiyorsa sevdiği bir yiyeceği kullanın) ve kapısından başlayarak dizin ve sonunda bekleyin. Canavarınızı yakaladığınızda bolca temas oyunu oynayın (gıdıklamaca, güreş, sarılma vb.). Böylelikle bireysel oyun deneyimi olumlu duygularla pekişecek ve çocuğunuz bireysel oyuna daha istekli hale gelecektir.

2. Kendinize uygun bir koli bulun ve Seni Gidi Seni Canavarı kostümünüzü birlikte tasarlayın. Hikayeyi kostümle canlandırın. (Grup etkinliği olarak da oynanabilir.)

 

3. “Ben Bir Seni Gidi Seni Canavarıyım.” oyunu oynayın. Bu oyun bir yaratıcı düşünme oyunudur. Oyuncular bir araya gelir ve bulundukları evde gezinmelerine, keşfetmelerine izin vardır. Her odaya girip çıkabilirler. (Eğer çocuğunuz tek bir odayla sınırlı kalıyorsa siz farklı odaları kullanarak öncülük edebilirsiniz.) Canavar olan kişi evde gezinir ve bir nesne bulur gelir. Örneğin, elinde bir sandalyeyle geri dönmüştür ve şöyle der: “Ben bir Seni Gidi Seni Canavarıyım! Bu bir sandalye değil, bu bir şemsiyedir, sevdiklerimi yağmurdan korurum (bunu söylerken sandalyeyi ters tutar ve canlandırır. Oyun bu şekilde sırayla devam eder.

 

4. Birlikte Seni Gidi Seni Canavarı oyunu kurun. Bir sepetin içine birlikte veya kendiniz (bu hikayedeki gibi evinizdeki çamaşır sepeti olabilir) oyuncak olmayan nesneler doldurun (yiyecekler, poşet, kalem, fener, bardak, çarşaf, süzgeç vb.) ve birlikte bir oyun kurun. Bu oyunun tek bir kuralı var: nesneleri günlük hayattaki görevlerinin dışında kullanmak. Nesneleri onlara atfedilmiş işlevleri dışında kullanmaya yönlendiren bu oyunda herkesin yaratıcılığı desteklenir.

​​​

Deneyimlerinizi benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum,

Bağlantı dolu okumalar.

Seni Gidi Seni Canavarı'nı nereden satın alabilirim?

Seni Gidi Seni Canavarı'nı yayınevim Ginko Çocuk'un web sitesinden, diğer online ve canlı kitapçılardan sipariş verebilirsiniz. 

  • Youtube
  • Instagram
  • Linkedin

© 2023 by Seçil Tezsezen

Her hakkı saklıdır.

bottom of page